Ayşenur Ulu Turmuş ile röportaj

Merhaba Ayşenur, seni tanıyabilir miyiz?  

Ayşenur Ulu Turmuş, 28 yaşındayım, İstanbul Şehir Üniversitesinde bilgisayar mühendisliği ve işletme bölümü çift anadal mezunuyum. Mezuniyetimin hemen ardından Türk Hava Yolları’nda analist olarak çalışmaya başladım. Daha sonra bölümde ihtiyaç oluştuğu ve ben de kod yazmayı çok sevdiğim için yazılım bölümüne geçtim. Yaklaşık dört buçuk yıldır THY’de kariyerime yazılımcı olarak devam ediyorum. İyi ki de öyle olmuş, işimi çok seviyorum.  

THY’deki görevinin detaylarını öğrenebilir miyiz? 

Şu an programlama dilleri olarak arkayüzde Java, önyüzde JavaScript yazıyorum. Yazdığım uygulamalar genel olarak muhasebeyle alakalı çok kullanıcı için olan veya Batch gibi belirli ihtiyaca yönelik yalnızca arka planda çalışan programlar. Muhasebe THY’de yüzlerce insanın koordinasyonuyla çalışan çok geniş bir departman. Kendi içinde farklı dallara ayrılıyor. Benim çalıştığım bölüm özel bir alanda olduğu için bu kadar bilgi verebilirim.  

Şu an pandemide pek çok insan evden çalışıyor, sende durumlar nedir?

Biz de aynı şekilde, evden çalışıyoruz. 2020’de bebeğim olduğu için doğum iznindeydim. İşe döndüğümde evden çalışmaya başladım. Yaklaşık 8 aydır bu şekilde çalışıyorum. Yazılımcı olarak benim için en verimli vakitler akşam saatleri oluyor. Gün içerisinde toplantılarımız oluyor, işlerimizin takibini yapıyoruz ancak kod yazma kısmı 8-5 gibi belirli saatler içinde sıkışmış bir mesai içinde yapmadığım için daha verimli çalıştığımı düşünüyorum. Öğrenciyken de böyleydi, çoğu yazılımcı gibi geceleri kahve eşliğinde zinde bir çalışma sağlayabiliyorum. 😀

Evden çalışmak sence bir avantaj mı yoksa dezavantaj mı? 

Duruma göre değişiyor. Türkiye’de çok fazla uygulanmıyor ama yurtdışına baktığımızda serbest zamanlı nomad (göçebe) bir çalışma tarzı gittikçe benimseniyor. Özellikle yazılım sektörü serbest çalışmaya daha müsait bir alan. Örneğin, Türkiye’de yaşayıp yurtdışındaki şirketlerde yazılımcı olarak çalışabilirsiniz. Evden çalışmak kimisi için avantajlı bir durumken başkası için dezavantajlı olabilir. Özellikle çocuklu ailelerde, evden çalışmak daha zor olabiliyor. Şirket açısından baktığınızda masraflar azalıyor, ofis kirası, bakım gibi…

Çocukla evden çalışma nasıl, biraz bahseder misin?

Kızımla -çok şükür- sorunsuz bir çalışma hayatım var. Belki sakin bir bebek olduğu için ya da baştan beri düzenimiz bu olduğu için sorun yaşamıyor olabiliriz. Beni bilgisayar başında çalışırken görüyor, yanımda oynuyor. Bilgisayarın başına koyunca aynı benim yaptığım hareketleri yapıyor. 😊 İhtiyaçlarını karşıladıktan sonra tekrar işimin başına dönebiliyorum. Kızımla kaliteli vakit geçirebildiğimi düşünüyorum, işten yorgun argın gelmiş bir şekilde ilgilenmek zorunda kalmıyorum, bu nedenle uzaktan çalıştığım için mutluyum.  

Çalışma odamı kendime özel bir alan olarak ayarladım. İlk başladığımda salonda çalışıyordum, devam edilebilirliği olmayınca bir odamı ofise dönüştürdüm. Aydınlık bir ortam, dikkat dağıtıcı unsur yok. Odama girince zaten işteymişim gibi işime odaklanabiliyorum.  

Kızının yazılımcılık mesleğini seçmesini ister misin? Neden? 

Dünyanın bu yönde ilerlediği bir gerçek. Eğer isterse elbette ben de desteklerim.  

Eğer farklı bir meslek seçme şansın olsaydı ne seçerdin? Yazılımı neden seçtin?  

Farklı bir meslek yaptığımı düşünemiyorum şu anda. Sınavlara hazırlanırken tıp okumak istiyordum ama son sene vazgeçtim. 6 sene boyunca ders çalışmak istemiyorum dedim. Halbuki yine o kadar çalışmam gerekti. İşletme ile çift anadal yaptığım için okulu 5.5 senede bitirdim. Yazılım sektöründe de sürekli bir öğrenme durumu var, yağmurdan kaçarken doluya tutulmuş olabilirim. 😀  

Bilgisayar mühendisliğini bilinçli olarak seçmedim, babam yönlendirmişti. Endüstri mühendisliği düşünüyordum bir ara, onun bana göre olmadığını söylemişti. Teknolojinin gelişiminde ihtiyaç bu yönde demişti, iyi ki de yönlendirmiş beni. Henüz lisans öğrencisiyken doğru bir karar verdiğimi biliyordum. Ders konuları çok ilgimi çekiyordu, hevesle katılıyordum derslere. Bölümü birincilikle bitirdim.

Yazılımcı mısın, bilgisayar mühendisi mi? Arada fark var mı, varsa nedir?

Okuldaki hocalarımız bizim Computer Science (bilgisayar bilimi) okuduğumuzu söylemişti. Türkiye’de bu isim resmiyette bilgisayar mühendisliği olarak geçiyor. Üniversitede konuyu daha teorik olarak ele alıyorduk. Bilgisayar mimarisi, elektronik ve haberleşme, ayrık matematik, cebir, makine öğrenmesi, algoritma, programlama üzerine dersler aldık. Türkiye’de sektörde, salt bilgisayar bilimi üzerine bir iş var mı bilmiyorum. Prestijli bir şirket olduğu için THY’ye başvurdum, buradaki unvanım yazılımcı oldu. Şu an günde 8 saat kod yazıyorum, full stack geliştiriciyim. Yani bir programın hem kullanıcı tarafını hem de hesaplamaları yapan, veriyi işleyen arka tarafını yazıyorum. 

Matematik bu işin neresinde? 

Matematik çok geniş bir alan, akıl yürütme ve mantık kısmı benim yaptığım işle doğrudan bağlantılı. Ama diferansiyel denklemler, lineer cebir kullandığım bir işim yok. En fazla kodlarımı yazarken algoritma dersinde öğrendiğimiz; kodun daha verimli çalışmasını, daha az bellek kullanmayı sağlayan algoritmalar yazıyorum. Akademik olarak ilerleyenlerde, istatistiksel hesaplamalar yapanlarda veya yapay zekâ için ileri matematik kullanmak gerekebiliyor. Lisanstan sonra bu alanlarda uzmanlaşmak için, belli bir kültürel seviyeye ulaşmak; bunun için de üniversitede ileri matematik öğrenmek gerekiyor. 

Bize vakit ayırdığın ve deneyimlerini bizimle paylaştığın için teşekkür ederiz. 

Leave a Reply

Your email address will not be published.